Pazartesi, Aralık 30, 2013

La conspiration..

Yalan. Söylediğini söylemez görünmeyle söylenen. İyi niyetle susulan:  “Susmaya hakkım var: Bu susma sayesinde verimli olacağım bir gün. Tek yargıç benim.” Geleceğe dönük yedeklemeler. Edebiyatta. Aşkta.

Büyüklüğün katılmaktan çok katılmamakta olacağı bir çağ düşünüyorum. Kendisini koşullara uymuş hissetmenin bazı övünçleri olacağı bir çağ. Şimdiye kadar tüm insanî büyüklükler olumsuzluklardaydı sadece. Umutta. Us, her zaman, yalnızca umut adına yadsır. İnsanların hiç umutlanmayacakları bir çağ düşünmek.

Bu gençlik, vaktini bir düş durumunda geçiriyor; simgelerinin ve imlerinin türetilmesiyle iyicene doymuş. Eyleminin izlerine ve sonuçlarına kayıtsız. Yaptığı davranışlardan birinin, kendi düşlerinin havasını taşıması ve orada kendisini bulması yetiyor ona. Eylemlerinin, çok yüksek nitelikli gerçek diyebileceğimiz bir katsayısı yok, işte bunun içindir ki acı çektirmekten asla korkmuyor. Rosen'e dedim ki: 

— Peki ya, her şey kötü gitseydi de arkadaşınız gerçekten kodese tıkılsaydı, harp divanına çıkarılsaydı?
— Peki sonra? dedi. Sonunda işin ciddi olduğunu, oyuna gelmeyeceğini anlardı.
— Söylevleriniz, tutkularınız ve başarılarınız arasındaki sapma bana gene de son derece gülünç geliyor.
— Aklınız ermiyor da ondan.

Savaştan önce Alfred de Tarde ve Massis döneminde ciddi miydik? Babalarını uzaklara götüren savaş, sorumluluktan kuşkuya varıncaya kadar neler almıştı bu kuşağın elinden.

Çok haklı Rosen. Hâlâ oynuyorlar, bir hiç eğlendiriyor onları. Dayanma güçleri yok, bir çocuk kararsızlığıyla durmadan oyun değiştiriyorlar. Kendi mutluluklarını bilmiyorlar.

Eğer zaman tersine döndürülebilse, anlam değiştirilme olanağı bulunabilseydi, o zaman, hayatın uyarlılığı anlaşılmaz ve aşağılık olmaktan kurtulurdu. Değiştirilebilecek anlam yoktur, tek bir anlam vardır, zorunlu olarak, tek anlam ve anlamsızlık... Hayatın başlıca konumu, olasılıklar ve seçim bakımından çoktan aşılmış ve çoktan gerçekliğini yitirmiş bir yol kavşağına bir daha kesinlikle geri dönemeyebilmekten ibarettir: Bütün yollar aynı yönde ilerler. Bu durum, saçma olduğundan çok korku vericidir, düşünülmeye hiç dayanamaz.

Anlam üzerine oynanan saçma bir cinas oyunu anlayışında, bir anlam'ın yerine yön konulmak istendi her zaman. Ama varlık hiçbir şeyle bağıntılı durumda değildir. Hayattan ölüme doğru tek yönlü gidişte bir anlam ilişkisi bulmayan isteyen her anlayışın yazgısı başarısızlığa uğramaktır.

YOK olalım! Toptan kılık değiştiriyoruz, yazgısı yoktur İNSANIN.

İnsan, kendinden yana tanıklık edecek, öfke eylemlerinden başka bir şey üretmedi henüz: En eşsiz düşü, en önemli yüceliğidir, tersine çevrilmeyeni tersine çevirmek.  Tüm fizik ve tüm sanayinin tek bir amacı vardır: azalan enerjiyi yükseltmek, en düşük biçimlerden en soylu biçimleri yaratmak, başarısızlık ve dağılmaları geciktirmek. Verimin kayıpları ve değersizlikleri ne olursa olsun.

Öfke sayesinde ölümü geciktirmek. Özel hayatta. Siyasette.

Santé Cezaevi'nin karşısındaki bir duvarda okundu:
— Çocukları kırbaçlayan kadın kendine âşık eder.

Martyrs Sokağı'nda, pembe korseler, ipek çoraplar dolu bir vitrinin önünde, koltuğunun altında yeşil bir bez tutan bir adamdan duydum. Kendi kendine konuşuyordu:
— Doğadan söz etmek istiyorum. Ben saçtan yoksunum, sizse teneke parçaları icat edip uçmaya kalkışıyorsunuz!

Bundan iki ay kadar önce, kapısının önünde bir kiracı ile sohbet eden bir kapıcı kadından duyuldu:
— Gelip geçiciyiz, diyordu. Bütün bunlar evrime bağlı.

Öfkelenmeyecek kadar tembelim.

Poe, Arnheim Malikânesi'nde şunları yazıyor: ...şimdi bile, içinde bulunduğumuz bilgisizlikte ve toplumsal koşulların büyük sorununa ilişkin insan düşüncesinin çılgın durumunda, insanın, birey olarak, alışılmamış ve son derece beklenmedik bir ortamda mutlu olabilmesi olanaksız değildir.
Gene çok özenişli. Elli ya da yüz yıl sonra, mutluluktan kesinlikle vazgeçilecek.

Bereket versin, çocuğum yok: Yaşlandığımı görmüyorum. Ama her gün değersizleştiğimi hissediyorum. Tek umut kendime yeniden başlamak olacak.

Bir erkek, kendisine ancak bir kadınla başlar tekrar. Ya da savaşla, devrimle. Kitaplar yazalım.

Hiç yorum yok: