Salı, Mart 12, 2013

Zavist..


..beni affedin, gördüğünüz gibi biraz renkli konuşuyorum: Size cafcaflı geliyor mu söylediklerim? Güçlük çekiyor musunuz? Tebrik ederim. Su mu? Hayır, su istemem... Renkli konuşmayı severim...

...intihar etmiş bir komsomolun mezarının, ara sıra çelenklerle ve ayrıca, mücadele arkadaşlarının lanetleriyle süslendiğini biliyoruz. Yeni dünyanın insanı şöyle diyor: İntihar dekadan bir eylemdir. Eski dünyanın insanıysa şöyle derdi: Onurunu kurtarmak için hayatına son vermesi gerekir. Böylece, yeni insanın kendini şairlerin ve tarihin ilham perisinin ta kendisinin övdüğü, eski duyguları hor görmeye zorladığını görüyoruz. İşte görüyorsunuz efendim. Bu duyguların son bir geçit törenini yapmak istiyorum...”

“Bu sizin duygu komplosu olarak adlandırdığınız şey mi?”
“Evet. Bu duygu komplosu, başında da ben varım.”
“Evet. Çevremde bir topluluk oluşturmak istedim... Beni anlıyor musunuz?

...siz de biliyorsunuz ki, eski duyguların harika şeyler olduğu kabul edilebilir. Bir kadına ya da vatana duyulan büyük aşklar örneğin. Az şey mi! Kabul edin ki, bu hatıralardan bazısı bugüne dek hep heyecan vermiştir. Doğru değil mi? İşte benim istediğim de...
...bilirsiniz, elektrik lambasının beklenmedik bir biçimde karardığı olur. Söndü, dersiniz. Ve bu sönen lamba sarsılırsa, tekrar parıldar ve bir süre daha yandığı olur. Lambanın içinde bir kaza olmuştur. Tungsten telleri kırılmıştır ve kırık yerlerin temas etmesiyle lamba hayata döner. Kısa, yapay, açıkça sönmeye mahkûm bir yaşam — hummalı, aşırı gergin bir parıltı. Ardından karanlık basar, hayat geri gelmez ve karanlıkta sadece ölü, yanıp bitmiş teller sarsılır. Beni anlıyor musunuz? Ama kısa bir ışıltı muhteşem bir şey!

...sarsmak istiyorum...

...sönen çağın kalbini sarsmak istiyorum. Kırık yerler temas etsin diye kalp lambasını sarsmak...

...ve bir anlık muhteşem bir ışıltı yaratmak...

...oradan, sizin eski dünya dediğiniz yerden temsilciler bulmak istiyorum. Şu duygular var aklımda: Kıskançlık, kadınlara, onura yönelik sevgi. Size kanıtlamak için böyle bir aptal bulmak istiyorum. İşte, yoldaşlar, 'aptallık' denen insanî halin temsilcisi budur.

...birçok karakter eski dünyanın komedisini sergilediler. Perde kapandı. Oyuncuların sahne önüne koşması ve son kupleleri şakıması gerekiyor. Onlarla seyirci salonu arasında aracı olmak istiyorum. Koroyu yönetmek ve sahneden çıkan son insan olmak istiyorum.

...eski insanî tutkuların son geçit törenini tertipleme onuru bana düştü (...) maskelerin göz yarıklarından tarih ışıl ışıl bir bakışla bizi izliyor. Ve ben ona şunu göstermek istiyorum: İşte seven, işte onur düşkünü, işte hain, işte gözü kara bir yiğit, işte sadık dost, işte zina yapan oğul — işte onlar, büyük duyguların sahipleri, bugün değersiz ve bayağı sayılanlar. Yok olup gitmeden, alay edilmeden önce son bir kez olsun, kendilerini en yoğun halleriyle sergilesinler.

...tuhaf bir konuşma duyuyorum. Usturadan bahsediyorlar. Gırtlağını kesen akılsız bir adamdan. O sırada bir kadının adı geçiyor. Adam ölmemiş, beceriksiz, boğazını dikmişler —  ve o da tekrar aynı yeri kesmiş. Kim bu? Gösterin onu, o bana lazım, onu arıyorum. Ve kadını arıyorum. Kadın, şeytanî bir kadın ve adam, trajik sevgili. Ama nerede aramalı adamı? Sklifosovski Hastanesi'nde mi? Ya kadını? Kim o? Bir tezgâhtar mı? NEP spekülatörü olan kadın mı?

...kahramanları bulmakta zorlanıyorum...

...kahramanlar yok...

...başkalarının pencerelerine bakıyor, başkalarının merdivenlerini tırmanıyorum. Ara sıra yabancı gülüşlerin peşinden, bir kelebeğin peşinden koşan doğabilimci gibi hoplaya zıplaya koşuyorum! Haykırmak istiyorum: 'Durun! O fundalık nasıl renkleniyor, gülüşünüzün dayanıksız ve düşüncesiz pervanesi nereden uçup geldi? Bu fundalık hangi duygudan? Hüznünüzün pembe yabangülü mü yoksa sığ hırsınızın frenküzümü mü? Durun! Bana lazımsınız...'

...çevremde bir sürü kişi toplamak istiyorum. Seçim yapabilmek ve aralarından en iyisini, en parlak olanını seçmek için, ikna etmek için olacak bu grup... bir duygu grubu.

...evet, bu komplo, dünya ölçeğinde barışçıl bir ayaklanma. Dünya Duygu Gösterisi.

...diyelim, kanlı canlı, yüzde yüz ikbal düşkünü birini buldum. Ona şöyle diyeceğim: 'Ortaya çık! Seni yıpratan şeyi göster onlara, onlara ikbal düşkünlüğünün ne olduğunu göster. Öyle şeyler yap ki şöyle desinler: 'Ey, alçak ikbal düşkünü! Ey, güçlü ikbal düşkünü!' Ya da, diyelim, şans eseri ideal bir düşüncesiz buldum. Ona da rica edeceğim: 'Ortaya çık, düşüncesizliğin gücünü göster, göster ki seyirciler somut bir şekilde görebilsin.'

...duyguların dehası ruhları ele geçirecek. Gururun dehası bir ruhu idare ediyor, bir başkasını merhamet dehası. Onları, bu cinleri serbest bırakmak ve arenaya çıkarmak istiyorum.”

Sorgu yargıcı:  “Peki herhangi birini bulmayı başardınız mı?”
Ivan:  “Uzun zaman seslendim, uzun zaman aradım. Bu çok güç bir şey. Belki de beni anlamıyorlar. Ama birini buldum.”
Sorgu yargıcı:  “Kim bu?”
Ivan:  “Siz onun sahibi olduğu duyguyla mı, yoksa adıyla mı ilgileniyorsunuz?”
Sorgu yargıcı:  “Her ikisiyle de.”
Ivan:  “Nikolay Kavalyerov. Kıskanç.”

Hiç yorum yok: