Cuma, Mart 11, 2011

Tarihin Bilinçdışı..

Türkiye'de 1980'ler ve '90'lar boyunca işlenen faili meçhul cinayetleri de toptan bir açıklamaya tabi tutabiliriz (ve bu da gene belirli bir analiz düzeyinde bir anlam taşır), ama derin devlet, öldürme yetkisi verilmiş özel timler, öldürme yetkisi verilmiş gayri resmi timler, bunların kendi adına çalışan kesimi, vs gibi unsurlar da işin içine katılınca o toptan açıklamanın özel durumlar için bir anlamı kalmaz. Belki de bir özel tim polisi, 'teröre karşı mücadele' genel planından bağımsız bir biçimde, o gece canı sıkkın olduğu için, arkadaşına bozulduğu için, ya da yalnızca keyif için işlemiştir bir cinayeti. Ya da savaş durumundaki er (ki sizin benim gibi biridir o da), karşı dağdaki 'düşmanı' öldürecektir öldürmesine, ya da en azından o yöne doğru ateş edecektir; ama hangi 'devlet politikası' öldürdüğü adamın cesedinin üzerine ayağını basıp aslan avcısı gibi poz vermesini gerekli kılabilir ki? Burada da iktisadi/politik nedenselliklerin açıklamakta yetersiz kaldıkları bir fazla vardır, o da 'keyif' kelimesiyle karşılamaya çalıştığım jouissance'dır.
Kendi deyimiyle bir nanosaniye öncesini de geçmiş olarak kabul ederek, bilimkurgu, gotik, polisiye, bilim, Lem, Žižek, Lacan diyor ve tarihe Freud'un gözünden, Sherlock Holmes'un pertavsızından bakıyor Somay. Kalemi susmasın dilediğim üstad, popüler kültür üzerine düşünür ve yazarken, okura bir geziyazısının rahatlığını ve zenginliğini sunuyor. Okunsun derim.

Salı, Mart 08, 2011

"History is his story."


1911 - Dünya Kadınlar Günü ilk kez kutlandı.

2003 - Recep Tayyip Erdoğan, Siirt'te yapılan yenileme seçimlerinde milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi.

2011 - Dünya Kadınlar Günü yine de kutlu olsun.