Cumartesi, Kasım 27, 2010

"uzanır ağladığım yanıma"


Yanına uzanacaktım, kalkmışsın;
Bir sahte gülümseyiş kalmışsın.
H.Y.

Babamla askerlik şubesine gittiğimizde dünya durdu. İrrasyonel her şeyi topladığımızda rasyonel bir sonucu vardı. Örneğin su 25 kuruştu ve susuzluğunuzu gideriyordu. Şube içerisindeki tabelada "Bu bina içerisinde 7 yıl 11 ay 15 gündür hiçbir olay olmamıştır" yazıyordu. Orada olmam bir olaydı. Koşuşturan kalabalığa sırıttım. İntihar etmeyecektim. Ordu ile aramın iyi olması gerekiyordu. Gururlanmaları sürmeliydi. Kederle sigara içen yaşıtıma baktım. Palaskası özgürlüğünü sıkıyordu ve tepkisizdi. Sonra mesleği imza atmak ve mühür basmak olan personel albayın gözlerine diktim gözlerimi. O tanıdık rehavet ve baba yadigârı pişkinlik. Apoletlerden fırlayan narsisizm, emir verebilme yetkisi ile şişen sahte egoya duyulan hayranlık, Viyana kapılarına dayanan atalardan kalma bastırılmışlık. Aslında başka şeylerden bahsedecektim. O zor bir fiildi. Umarsız ânlarından damıtıp dobartınca, edebî tınılara sarıp bir de meygun, insan kendini bir şey sanıyordu. Hepitopu gitmekti. Kişisel tarihlere palazlanarak eklemlenen kriminal inzivalarla; 'uzaklık bakımından uzak' olmak. Benden ne vakit bir şeyler gitse (vücut çalımlarımla şık ayak hareketlerim gittiler) kalben acı duyuyorum. Yumruk büyüklüğünde bir bungunluk. Sonra geçiyor. Unutuyorum, görmüyorum, bilmiyorum, saymıyorum. Kendinizi keman sanmanızı sağlayan insanı da unutabiliyorsunuz, aslında bigâne bir odun olduğunuzu hatırlatan insanı da. Ne yüzü kalıyor, ne sesi, ne kokusu. İz yok. Yalnız sen ve o: Şimdi 'biz' yok.

Boş koy. Yayvan ağızlardan dökülen her cümleyi hayra yor. Bana general gibi gülümse, kâğıt önünde, imzayı at, mührü bas, sırıtmadan yolla; kuralına uyduğum oyunları kaybetmesini iyi bilirim ben. Kendine de bir içki koy, eskidendi, güzel içerdin sen.

12 yorum:

naz dedi ki...

dostum, her zamanki gibi ağzıma sıçtın hem yazınla hem sinirinle skjdhakjsdh net ol net evet, güzel.

ddarko dedi ki...

Ben de geçtiğimiz hafta içinde gittim tecil için. Hem askeri mahkemeye verdiler beni, hem de Ocak'ta asker olduğumu söylediler. "Şansımı sikeyim!" bile diyemedim. Şoktayım hala.

Wereyda dedi ki...

Bari Avi Pardo röportajı yapalım da öyle git. : )

nitra dedi ki...

ben de 15-10 gün evvel gitmiştim askerlik şubesine.. (ddarko'nun ekolünü devam ettireyim dedim. heheh) tecil ya da seferberlik için değil, durum belgesi için...

bana da bi sevk tarihi verdiler lakin yılbaşı akabinde tecil vurdurmayı düşünüyorum. en azından şimdilik düşünebiliyorum, zira şubede gördüğüm askerler düşünmüyor, sadece yapıyorlardı. koşulsuz itaat. o şekle girebileceğim ihtimali beni işkillendirmenin de ötesinde ürkütüyor.. hayır, ileri demokrasi cart curt mavalı okunuyor da, neden insanları zorla askere almaya, dikkat buyurun ''zorla bir şeyler yaptırmaya'' çalışıyorlar, daha beteri bu duruma neden kimse itiraz etmiyor anlamıyorum. ve saire, ve saire... ilginçtir; özgürlük çığırtkanları bu mevzuda ahkam kesmiyor.

yazmıstım blogda şubede başıma gelenleri. neyse.. çok uzatıyorum ben ya..

Adsız dedi ki...

resim nerden?

Wereyda dedi ki...

Bir filmden.

karadut dedi ki...

h.y. kısaltması hüseyin yurttaş için midir?

Wereyda dedi ki...

Değildir.

karadut dedi ki...

peki dizeler kimdendir?

Desperate Housewife dedi ki...

harbi dizeler kimden?

Wereyda dedi ki...

Madem ısrar oldu. Bir arkadaşıma ait. Adına gerek olduğunu sanmıyorum.

Adsız dedi ki...

kim olduğu bi' yana, önü arkası da olur, dizelerin.