Pazar, Eylül 12, 2010

Yüzleşmeler..

BİR SES

Baştan bilmiyorsan zor bulursun.

A

Hem ışıl ışıl, hem içine kapalı, takındığı bu sakınımlı tutum da ne oluyor? Bir ruhtan azı, bir bitkiden fazlası. Hem iki adım mesafede, hem uzak. Beni kendi dalgınlığımdan çekip alan dalgınlığı tuhaf.
Sırrı nerede? Ne saklıyor? Bu ölçülülük niye?

BİR SES

Ortaya serdiklerinden başka bir şey görmüyorsun. Varlığını nasıl tanıyacaksın?

A

Günün bitmesini burada beklesem...
Gece bilinci; başka türlü bir bilgi. Onu farklı algılamak istiyorum.

SES

Bu tahakkuk eden, senin kaderin, insan. Dikkat: duraksama, soru, eğilimler ufak ayrıntılardır, asıl mesele değil; asıl mesele daha ortada yok.

A

Sanki biri içimde konuşuyor, güçlü bir sesle ve ayrımsız. Narin varlık konusunda bunca karışık söz, bunca çelişki neden? Merak ediyorum... birden bu kadar yer kaplayan narin varlığın evreni, bilgisi ne acaba?
"Kendini düşünmemek bir irade sorunudur" dediği Yüzleşmeler'inde de kendine has zarif tarzına yine hayran oldum Michaux'nun. Sonuna kadar okunmayı, irdelenmeyi ve sevilmeyi hakediyor. Ölçülü ve çözümsüz gerilim. Evet, geleceğin gettosu.

Hiç yorum yok: