Perşembe, Nisan 22, 2010

Ritournelles..


Işık Ergüden'i Marcel Proust'un "Okuma Üzerine"sinin çevirisinden tanıyorum. Ve şimdiden zor adamların çevirmeni benim için. Aynı Işık Ergüden, Félix Guattari'nin kesik kesik cümlelerini, o Joyce ve Lautréamont esintili eksiltili nakaratlarını çevirmiş bu kez. Şubat 2009'da.
Sahaf yediğim, kütüphane arşınladığım, uzun zamandır istediğim kitaplara eriştiğim kısa süreli Ankara maceramın farklı tatlarından biri oldu bana Ritournelles.

"Gece, hayatın frengisi, hep aynı." cümlesiyle yaptığı açılışı insana, eşyaya, zamansallaştırılmış mekâna yönelik kısa -ve ondan iritan- satırlarla sonlandırıyor Guattari. Bunlar bir metin oluşturamayacak kadar kütlesiz, akışkanlıksız, 'şizofrenik' imge parçacıkları. Okur mesajı erken de alsa geç de alsa hoşnut olmaz. Okur bilgiyi hap olarak da alsa, serumla damardan da tüketse mutlanmaz. İşte Guattari, onu çözmüş: Kişisel çıkarımlarını adreslerle, durum analizleriyle, gözlem gücüyle öyle bir örtmüş ki kitaba dahil olabilmek aradaki o "Ova, benim ovam. Lejyonerim benim."leri ayıklamakla mümkün olabiliyor. Pirinçten taş ayıklar gibi. Görmediğim ve belki de hiçbir zaman görmeyeceğim yerlerin; tanımadığım ve belki de hiçbir zaman tanışmayacağım insanların; köprülerin, ânların isimlerini siliyorum.

Geriyeyse zırdeli, tekrarlansa da tamamlanmayacak anılara redif onlarca cümle kalıyor.

1 yorum:

flekz dedi ki...

doloz ve gatari manyaklarinin "hayir, biz hic sizofren gormedik" kabilinden bi kelami vardi hatirladigim kadariyla, o geldi aklima. abi ben uzak duruyorum doloz'den. kactim bye :)