Cuma, Ekim 30, 2009

Koful..

Gülemeyenleri anlıyor, gülmeyenleri anlayamıyorum. Babamla bahçedeki motorun üzerine oturup hediye gelen şarabı açıyoruz: Merlot Demisee. Yağmur yağıyor filan. Kimileri bunu edebî, şiirsel buluyorlar ama ortada böyle bir durum yok. Yani, bunu hayâl etmek şiirsel ama bunun kendisi değil. Çünkü biraz üşüyorum. Ayağımda şort, babama bakınca ortaya çıkan, yanında sigara içebildiğim zamandan bu yana daha da rahatlayan bir ben algısı benden içeru ve gülemeyenleri anlarken gülmeyenleri anlamıyorum. Zamanımın büyük kısmını geçirdiğim insanlarla en temel faaliyetimiz gülmek. Evet şu sıralar siyasa gergin, babam gene de gülebiliyor. Herkes gülüyor. Yılın ilk salebini içtim yüzüm gülüyor. Mizah, birazcık mizah, diyor Burak, "Blogun resmen tematik oldu, hiç tat almıyorum". Düşününce hak veriyorum, düşününce günümün büyük kısmını ayırdığım filmlerin beni biraz boğduğunu ama bunları yazdığımda benim başkalarını çok daha fazla boğduğumu görüyorum. Böyle bazen şeffaf yanım tutuyor bir de. Bir de ona gülüyorum. Hasılı, komik olalım ama gülünç olmayalım diyor, iyi gülücükler diliyorum.

2 yorum:

lobelia dedi ki...

şarap da yalan oldu =)

soida dedi ki...

hayret..