Çarşamba, Ekim 21, 2009

Klass..

Lise, genelde berbattır. Benimki de öyleydi.

Ego savaşları, güç gösterileri, imaj kaygıları, tutunma çabaları, karakter yıkımları derken sadece bir anı olarak kaldığını görürsünüz o toplamın. Anı. Boş, bomboş bir kelime sözlükte. Muhakkak bir zengin piçi, bir yalaka sürüsü vardır. Silsile, silme puştluktur. Cinsel aşağılama, şaka adında rezillikler ve daha bir sürü ergen reaksiyonu.. Lise hayatı en iyi geçeninizin bile unutamadığı bir yarası vardır; benim de var. Sol koluma baktıkça anımsadığım bir halısaha maçı gibi.

Bir lider muhakkak vardır. Onun borusunun sesi biraz fazla çıkar. Bu yüzden ya iyi anlaşacaksın, ya iyi anlaşacaksın. Aksi takdirde tutunmak, tahammül edebilmek günden güne güçleşir. Lider tek kişidir de, tayfası ile size uygulamış olduğu baskı (psikolojik, fiziksel vb.) bir ordudur. En sessiz, en çaresiz, en susuk olan bulunur ve ezilir. Göz göre göre ezilir. Erdi'yi hatırlıyorum, ya da bazen abartı sessizliğinden yoklamalarda "Burdayım!" bile demeyen Mustafa'yı. Dozajı iyi ayarlanmayan her şey, sonunda tiksinti verir. Mesela alay etmek, üzmek gibi. Kaspar'ın hissettiği artık buydu, bu büyümüşlük hissi ve farkındalık: Joseep'le alay etmemeliyim, artık ona saldıran sürüden kopmalıyım. Sürüden ayrılanları, sürü sevmez. Hayatta da böyle, farklılıklar kolay hazmedilebilir değişkenler olamayabiliyorlar. Lisede MTV izlemeyi bırakan ilk arkadaşınızı hatırlayın. Bir yol çizmek, en azından buna karar vermek, cesaret gerektirir. Tekilsinizdir ve bu yalnızlık demektir. Bazense, bir yol arkadaşınız olur. Beraber vakit geçirmeseniz de varlığını severs, varlık katkısını bir lütuf gibi görürsünüz. Belki beraber bir şeyler de yaparsınız; ama bilin ki artık hedefsinizdir. Hayatta da böyle. 1 sene boyunca Londra'da olacak dostumu düşünüyorum, lisenin ilk haftası bomboş sinema salonunda izlediğimiz o dandik filmi. Beraber geçirdiğimiz zamanın ağırlığını ve tartışılmaz kıymetini. O gün, buluşma yerine gelmeyen diğerlerini düşünemiyorum artık: Prima facie! Güçlü nedenlere dayalı ilk izlenim. Çoğunlukla doğru insandır. Takımdan ayrı düz koşu yaparak bireyleşeceksinizdir. Henüz bunun ayrımında değilsinizdir, tahmin etmek bile uzak bir ihtimaldir. Belki size arka çıkar, korur, 'kavga'da yanınızda olur; anlarsınız. İşte o'dur. Belki sizinle ölüme bile gider.

Klass ise, hayatımın şu ân'ına değin tanıştığım en enteresan insanı aklıma getiren ve bana bunları yazdıran Estonya filmidir.

1 yorum:

lobelia dedi ki...

anılar :m