Çarşamba, Eylül 09, 2009

Pas..


Bu yatayda ilk kez, bu renkte, bu çizgide, bu dönüşte,
yanıp sönen bu adımda
ilk kez. Yalnızlık.
Taşa bürünüyor. Cama. Doluyor nesneye.
Yürüyüş oluyor, yükleniyor. Çırpınıyor ve
giriyor. Ete ve dokuya.

Bırakıyor onu. Kararmayla sürüp geçen. Sorgusuz.
Seyrelen, sararan iz
ardından yine o. Benim diyen,
kapıyı çeken, buğuda bırakan hayalini. Silinmeyen.
Yanyana. Üstüste.

Dışında kalıyor zaman pasın. İçinden geçiyor.
Çarpışmada. Direnişte ve yokoluşta. İşlenmiş ve
atılmış. Toz tutan bir saksının dibi. Assos'lu bir
rahibenin avuçlarından arta kalan. Pas.

O değil biten yalnız. Hayır. Son anda hâlâ
bir tekne geçiyor. Bir yudum su. Bir kalem hışırtısı.
Elinden kayan, tutulamayan
bir şeyin, kırılacak bir şeyin son sesi. Hayır.
Örtülen, üstü örtülen inleyiş,
üstü örtülen soğumanın. Bezgin ve şekilsiz.

Işık.
Geceden kalan. Masanın üzerinde öylece
unutulan. Sabah görülen bir düştür zaman.
Donup kalır. Fırlatır atar, yakar hayatı.

Donup kalır ve sarkar ellerine, bulaşır
bardaklardan, resimlerden söylevlerden.
Bir felâkettir her ayrılış. Şımarık ve sırnaşık
koşar, yapışır. Hayır. Yanılgılar değil biten.

Yarım bırakmak, hemen yanında kapının.
Terkedilip gidilmiş. Noktalanmış. Süpürülmüş,
unutulmuş bir eşya gibi. Durduran ve acı veren.
Soymadan yemek elmayı. Tamamlanmayan bir şey
her zaman. Bir savaş yorgunluğu ilk anda, ilk vuruşta. Akıp giden,
yakalanmayan zamanın ilk işareti. Kabuk, sınırsız, yargısız engel.
Suyun sesinden bile yoksun, insanları ölü bir evin,
eski bir evin soğukluğu içinde. İndirip omuzlarından
sessizliğe süzülüp yiten çocuklar bekledi. Başlamadı,
bitmeyecekti sanki hiçbir şey.
Ne kimse soru sordu,
ne ölümden çekiciydi soruları.

Tedirginliğin o en güzel dizesi.
Gözealışın sarsak bulutları, o uçucu duygular.
Geçip giderken bu ölüler bahçesinden,
gün eksiği, yalnızlık esriği o loşluk,
yine beyazlığı unutuşun, yine o bırakış.
Kalkışmak dışarıya, kopmak silkinişiyle
saran o savruk gülüşün,
gizlerin düşürüldüğü o suskun uçuruma.
Bugün ilk kez böyle. Bugün birinci gün.

Sen gittin.

1 yorum:

Adı. dedi ki...

Sen yokken şiirini seviyorum. Saçını falan okşuyorum, geçiyor gün.