Pazartesi, Haziran 22, 2009

Lilja 4-ever..

Rahatsız edecek kadar çağdaş ve modern. Yani Ortaçağ'daki kölelikten değil, günümüzdekinden bahsediyor gayet gerçekçi bir şekilde. İnsan ticaretinden, fuhuş sektöründen, Rus kızların nasıl kandırıldığından bahsederken fena hâlde geriyor insanı. Fakat her şeyden çok, ailenin sorumluluğunu öne çıkarıyor. Legal kürtajın kullanım sınırını hayati bir noktadan yakalıyor: İstenmeyen tüyler -çocuk- için kesin çözüm.

Ben bu Volodya karakterini zerre sevemedim, dünyanın en sevimsiz çocuğunu koymuşlar, bir de kanat takmışlar. Temposuz, bayık geldi film; sanırım yönetmen Lukas Moodysson bana göre değil. Fucking Amal'ını da beğenmemiştim, bunu da çok sevdiğim söylenemez. Müziklerin kullanımı çok acele, o bitiyor diğeri başlıyor. Nereye koşuyoruz abi?

Neyse, hem sinirliyim hem sevmedim.

3 yorum:

travis and tyler durden dedi ki...

Menfi bi film. Amına koyim ben böle filmin. Hatunla kavga ettik sebepsiz filmden sonra.

Burak dedi ki...

angut musun arkadaşım. ayarsız mısın nesin? lilja 4 ever izliyorsun, bir de film hakkında bir şeyler karalıyorsun, içinde Rammstein bile geçmiyor. Ayarsız mısın nesin..

maviwoswos dedi ki...

Kaldığımız yurdun yanındaki okulda film gösterimleri olurdu her çarşamba. Bu film yüzünden, ne o film gösterimlerine gittiğimizi unatabiliyorum ne de film bittikten, yorumlar alındıktan sonra o salondan çıkarkenki ruh halimi.Filmi sevdim mi sevmedim mi tartışılır ama etkilendiğim kesin.Çekim teknikleri yüzünden 'o sen de olabilirdin'i şeytanın ensemden söylemesi kadar derinden hissettim ve ürperdim. Hala daha mc donalds'a falan girdiğimde(ki bu film yüzündenmidir bilmem, pek girmem) filmdeki o sahneyi tekrar tekrar yaşarım. Hayata ve bu düzene farklı bakmamı sağlayan yönetmenlere ve filmlerine teşekkürler.