Cuma, Haziran 19, 2009

In Bruges..

Colin Farrell'ı gözümde çok farklı bir noktaya getirdi dersem abartı olmaz. In Bruges, her şeyiyle komple bir film. Absürdlüğünü seçilen limit ölçüsünde harika aksettiren, duygu dolu bir film noir. Carter Burwell müzikleri ile resmen domine ediyor, siz ekrana meraklı gözlerle bakarken diyaloglar alıyor götürüyor ve ortaya gerçek manâda bir peri masalı çıkıyor..

Tottenham'a, Amerikalı olmaya, İsa'nın kanına, şuna ya da buna: Bahsettiği her şeyde biraz tebessüm ve biraz burukluk bırakıyor.

Ambulanstaki "Fuck man! Maybe what's the hell is.." repliği ile herkesin kendi Burüjünü anlatıyor. Ben İstanbul'un en muhafazakâr semtinden, Brugge'e kadar koşmak isteyebiliyorum o ân, bilmem ki, belki yaşadığımız yerler bizim çocukluğumuzdan vuruyor ve "aslında cüce" diyemeden dayıyoruz ağzımıza silahı; prensiplerimizden.

4 yorum:

Fatih dedi ki...

hele o enfes mimarisi?

zuspus! dedi ki...

Nası bi anlatış bu böyle ki? Yamuldum valla. Ehh izleyim bari. :)

Görkem PAÇACI dedi ki...

Muzikler ve ortam tam bir peri masali, filmin kendisiyse karanlik. Enfes bir film.

Burak dedi ki...

hani yazacaktın, iyice yalancı oldun..