Cumartesi, Nisan 18, 2009

"raylarda kırmızı şarap şişeleri patlamışçasına"

zordayken, ahmet kaya nükseder. tedavülden kalkan acıyı, oturup akşam kokan bir gündüzün bira molasında duyumsayınca, hortlar, zortlar, hırtlar o 'eski'. öyle bir küsüp gidişin vardı ki diyen o adam, o ses.. azalan, arpejle notayla daralan o nefes..

bazen, kendime yetemiyorum.

şınav dediğim sınavlar bitti. fakat ne başlar, ne biter; bilemedim. nerede başlar bitiş, öğrenemedim.

sana/bana seni/beni bana/sana unutturacak kuyumlar, cevherler, 'yalnızlıklı pişmanlıklar' bırakıp alıyorum bir yudum daha.

ve kırılıyor bağa, kırılıyor dumandaki ben. çünkü yolcusuz trenlere çikolata yediriyorum, çünküçünkü.. neyse.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=11465234

Fatih dedi ki...

buralara ahmet kaya yağsa keşke.

lobelia dedi ki...

bazen kendine yetebiliyorsun ve hatta taşıyorsun. kabına sığamadığın zamanlarda sana saksı hediye etmem lazım gelir. para biriktirip kurşun saksı alacağım. yaza yaza bitiremezsin.