Çarşamba, Nisan 08, 2009

Persona..

"-Benim hep çok iyi bir dinleyici olduğumu söylerler, ne garip burada hep ben konuşuyorum."

Jung referanslı psikoanalitik tanımı itibariyle, yaratılan imaj ve daha doğrusu sosyal görüntünün, şişme yaparak kişinin kendisini aldatabileceği bir raddeye ilerlemesi ve kişinin bir anlamda rolüne kendisini kaptırması olarak ifade edilebilir olsa da; 1966 yılından gelen bu çarpıcı Bergman yapıtı, çok daha derin bir sinematografik anlatı ve sunum zenginliği içeriyor. Hemşire Alma ile aktrist Elisabeth üzerinden çözülüme uğrayan ve iç-içe geçen kişiliklere, algı sarsıcı dahiyane bir kerteriz tutuluyor.

"-Ama gerçek inatçıdır."

Cam kırılır; kişiliğin bir yanı acır. Yüzlerle beraber benlikler, yaşamlar birleşir. Varlığı kanıtlamak için bile tasarımlara, taklitlere, zorlamalara gerek duyulur ve bazı varlıklar yalnızlıklarda, sessizliklerde, ıssızlıklarda ortaya çıkar. Birleşme ve ayrılma arasında yaşanan tüm ruhsal debdebeler, belki de varlığın kendisini kandırmak için taktığı, bir başka 'maske'nin gürültüleridir.

Ve öyle sanıyorum ki gerçeğin ortaya çıkması için, çıkarılması gereken en az iki maske vardır.

1 yorum:

niz dedi ki...

bu film sır gibi...
herkes başka çözümlüyor ve herkes inatçı...
mulholland dr. 'da david lynch sanki persona'nın sırrına sır katıyor.