Pazartesi, Nisan 06, 2009

Defiance..

Yahudi lobisinin zoruyla çekilen İkinci Dünya Savaşı konulu filmlerden ve Hollywood'da ünlenmek için bu filmleri bir fırsat bilen oyuncu ve yönetmen güruhundan neden tiksindiğimi anlamam için önüme onlarca neden sunabilecek bir film. Bielski Kardeşler'in önderliğinde bir grup yahudi ormanda yaşam mücadelesi veriyor, 1200 kişi oluncaya kadar direniyorlar ve yırtıyorlar filan. Kızıl Ordu mücadele etsin, bunlar da ormanda kurt, kuzu vurarak yaşasın, arada da birkaç Nazi indirsinler, filan. Daniel Craig'e yakıştıramadım fakat oyunculuğu iyi. Scream serisinden hatırladığım Liev Schreiber'ı ise daha çok tuttum; tam Spielberg'in aradığı 'intikam arzusuyla yanan Jewish' olmuş yani. Of berbat film. Konu sığ ve zorlama, bir iki hareket, o kadar. Soundtrack fena olmasa Imdb Pointer'ları gibi 2,5 filan verirdim.

Mia Wasikowska isminde 1990 doğumlu, geleceğin Nicole Kidman'ı olarak görülen cici bir kız oynuyor. Tam böyle duru, zorluklara göğüs gerebilecek matlıkta bir yüze sahip. Alexa Davalos da tıpkı onun gibi, liderimiz Tuvia Bielski'ye bu zor yaşamında yardımcı olan kadın. Ezilen günahsız yahudilerin melek yüzlüsü.

Neden bu denli sinirlendiğimi açıklayabilirim aslında.
Ne The Pianist, ne The Schindler's List, ne La Vita E Bella, ne Idi i smotri -ki taparım-; Defiance tırnağı olamaz bu saydıklarımın. Brave Heart'dan arak birkaç at üstü sahnesi var ki Bond abimizin, berbat. "Yahudiler anca ticaret yapar" stereotipini yıkmak için kaç tane replik, kaç tane kare o öyle? Anlatımındaki sasılığı, sığlığı, tıknefesliği ile, izlediğime pişman olduğum tarafgir bir roman uyarlaması, o kadar.

Hiç yorum yok: