Pazar, Nisan 26, 2009

-çizik roman-

'Bir gün' buluşuruz--çok iyi-- öyle iyi ki, merdivenleri çıkarken çaktırmadan öperim. benim argonot, benim maymun iştah ayran gönül hâllerim değil; öperim öyle. dudaklarından kayan yıldızlar, bastığım muz kabukları... derken tasvirleri bırakıp kafamızı kaldırdığımızda yalnızdık. içenler, içemeyenler arasında. yeryüzü ile gökyüzü arasında: yüzler arasında yüzsüz bir yalnızlıktı hepsi o. terk edilmiş bir adam soğukluğunu gösteriyordu dereceler.

'Bir gün' dü, hani nasıl--silinti-- yok olmuyor hislenemiyorum. birbirine kavuşturulmuş kolların siyah hırkaları, birbirine küstürülmüş kolların kayalıkları anımsattığı günler gelmiyor aklıma. o güzeldi. kendimi bulmalıyım: en çok hatıraları ezdik: aklıma en çok öpüşlerin geliyor.

Gerisi döküntü günler: yaa, koşardın hani. gecikmemek için benden başka yerlere.. öyle koşardın.

Ola ki beslemekte 'bir gün'ü hepsi. ilgi çekemeden biten bir roman gibi.

3 yorum:

Fama dedi ki...

Bitmek, başlamak gibidir de anlayamayız.
Bitmek, anlatmaya çalışmak gibidir, de anlamazlar.
Bitmek, öpmek gibidir gözlerini kapatıp nefesini içine çekmek gibi..
Bitmek, bitmektir bi daha başlamamak üzere.

soida dedi ki...

bitmek tüm eylemleri yutan..

SiiiyaSiyaa dedi ki...

"Terk edilmiş bir adam soğukluğunu gösteriyordu dereceler."
Yok artık!