Pazartesi, Mart 30, 2009

The Station Agent..

Hayatın yanlışlıklar sonucu bir araya getirdiği birbirinden çok farklı 3 insanın, kendi kabuklarını kırarak yalnızlığı dostluk ile takas etmelerini anlatan 2003 yapımı Thomas McCarthy yönetmenliğindeki bağımsız filmin ilginç bir oyuncusu kadrosu var:
The Green Mile'dan anımsadığım Patricia Clarkson, bu filmle Oscar'a aday olmuş. The American Pie'dayken sinir olduğum cüce oyuncu Peter Dinklage oyunculuğu ve özellikle dokunaklı ses tonu ile kendisine hayran bıraktı beni. Michelle Williams basit bir rolde. Aslında çok sevemedim ama yine de bahsedeyim: benim için zor bir filmdi. Ve fakat;

- Imdb top 250'de 172. sıraya çıkmış,
- 17 ayrı dalda ödül almış,
- İzleyenlerin çoğu, "Yalnızlık paylaşılmaz"ı bir kenara itmiş. (Ben değil.)

İzleyenlerden yorum bekliyorum.

3 yorum:

winston wolf dedi ki...

tüm sakinliğine rağmen tüyler ürpertici bir filmdi benim için.
özellikle ve özellikle Peter Dinklage hakkındaki yorumuna katılmamak elde değil.
evet cüceydi ama çok çekiciydi.belki izlerken kabaran şefkat (acıma değil! )duygusunun etkisidir.
barda arka arkaya devirdiği kadehlerden sonra, o sakin halinden sıyrılıp çıldırdığı, ağzından köpükler akarak neredeyse cinnet geçirdiği sahne hala gözümün önünde.
Patricia Clarkson hayranlığım boşuna olmadığını da bir kez daha anladım.
o kadar sahiplenmiş ki rolünü, filmin içine girip boğasım geldi tavrından dolayı.
velhasıl, rahatsız ederek kendine hayran bırakan bir film.

tatlı kaşığı dedi ki...

bölünebilmiş bir yalnızlık ve hayatına devam eden bir yalnızlık daha. ha 3 kişilik, ha tek kişilik. her şey aynı yerinde kalmaya mahkum. "anlaşılmalı" buradan.

busker dedi ki...

sana bu filmi 20 kere sormuşumdur gerçekten de "izlemedim" dediğine çok şaşırmışımdır.
çok oldu izleyeli ama t. mccarthy nin 2. filmini izledikten sonra bende bi anlam ifade etmeye başladı station agent. the visitor u izle abi. öbdüm.