Salı, Mart 24, 2009

A Ay..

Ve yine, yine.. A Ay'ı dün gece tekrar ve tekrar izledim. Bağımlılık derecesindeyim, bir tutkuya, bir sırra, bir efsaneye doğru ilerliyor ırtımda bu film. Sevim Burak, Edip Cansever, William Blake, John Donne soslu replikleri, Münir Özkul'un finaldeki "sen bir çocuğa bilmediği dille konuşursan, al bakalım ben de sana konuşurum" gibisinden İtalyanca tiradı, çocuk başlı martı ve İkaros, Yusuf peygamber ve Bilâl, iğne korkusu, kediler, manastır, ada vapuru, ada kokusu, Nuran, Nükhet Seza'daki Osmanlı gelenekçiliğinin karşısında Neyir'in jön-türk rasyonelliği, ezanın karşısında Vivaldi, doğu'nun karşısında batı..

A Ay, bir filmden fazlası bende. Daha kaç kere, kimbilir kaç kere izlerim..

1 yorum:

seraphic deviltry dedi ki...

"A Ay" bir rüya,
"A Ay" bir şiir,
"A Ay" bir resim;
"A Ay" bir film..