Salı, Şubat 10, 2009

"mark linkous beni diskoya götür"

grip olunca gözlerim hidatoda dönüşüyor; damlama yapıyorlar resmen. gece çok terliyorum, annem üzerime 4 yorgan örtmüş de bilmiyorum, sabah olduğunda açıyorum yine Sparklehorse'u mutlu oluyorum. ıhlamur içmek, patlamış mısır kemirirken ahmet çakar'la geri dönüşü olmayan yollara girmek eylemlerini seviyorum.
yahu ben sizi bilmiyorum amma, 'yeşil reçeteniz yoksa dinlemeyin bu şarkıları' diyerek abartıyorum elbette. çünkü bu grubu çok seviyorum.

Hiç yorum yok: