Salı, Şubat 24, 2009

"güzel bi enerjisin sen, seviyorum"

bazı şarkılar, düşmek.. ellerini uzatıp kaldırıyorsun düştüğüm yerden. yenmiş tırnakların, ojesi çıkmış düşlerin ve sebepsiz mutsuzluklarına rağmen kaldırıyorsun. ince, çok ince bir akordeon sesi tüm sokağı sağır ediyor. çokrenkli bir fular, boynunda bir suyılanı gibi duruyor. boş bira şişelerinin, gecenin, ah o duvarların ve kalabalıklarının uğultularının berisinde: evet bazı şarkılar, düşmek. uzatıp ellerimi "düş!" diyorum. müzik içimize dek işlesin. öğretmen son derste herkesi eve göndersin. küçücük ama yepyeni bir şey olsun ya da.. şarkı içimize düşerken, biz şarkıdan ayrılalım. dikip gözlerimizi tavana bakalım. duvarların arkasındaki gökyüzüne. ve siyahın arkasındaki maviye bakalım. maviye serpilmiş beyaza. bembeyaz bir geceye bakalım diyorum. çiçekli kupalarımızda kahve.. kahvedeki buhar.. karlar arasından buharlaşan o tutku ve ısrar. edepsiz bir geceye bakalım gözlerimiz yarı aralık. yanaklarımızda gizli özne gamzeler. ranzanın üstünde bir battaniye, bir pike. ama biz en iyisi çarşafa bakalım. tenlerimizden artan tuza bakalım, 'bu evleri atla bu evleri de bunları da'.. gel bu gece biz sadece bize bakalım. çünkü biliyorsun bazı şarkılar düşmek. bazı şarkılar kanser ve kan. ciğerlerimizdeki beş para etmez o koyu katran ve seslerimizdeki heyecan: ellerini uzatıp kaldırıyorsun beni düştüğüm yerden. düştüğüm yer düş'ün. hem biraz da düştüğüm yerlerdeki karahindibaları düşün. uçuşan tüyleri arasındaki sıcaklığı. birbirinden ayrılan tüylerin buluşma durağını. düşün ki, aklına düşüyorum; indiğin merdivenler, çıktığın yokuşlar filan hep ben. boğazında bir cep kanyağı gibi adım.. indiğin yokuşlar ve çıktığın merdivenler hep ben. zulanda birkaç tebessüm ve saçların, adım. hey, gel bu gece biz, rüyalarımızda biz'e bakalım. kapanacak yaralarımıza, kapanacağını bildiğimize ayrılıklara.. birbirimize bakarak, birbirimize akalım.

bazı filmler, içmek.. kana kana. matiz kafayla edilen sözlerde bir parça jostein gaarder sevgisi. elbette bir parça abartmak refleksi. iltifat gereksinimi ile vücuda gelen eksik yüzler. birbirine yaslanan ellerde bir ısınma isteği. parmakaralarından giren soğuk hava ile irkilen dudakkenarları. kaçırılan vapurlar, kaçırılan okul servisleri.. gecenin bir yarısı aniden akraba çıkılan taksi şoförleri.. istemek, aslında bir bagaj problemi. kaçamak sevgi sözcüklerindeki pastel vinyetler. ve kaşlar ve anahtarlardaki yivler.. ve içine düştüğüm şarkılardan beni çıkaran filmlere değen perçemi saçlarının.. ah, bazı senler çok küsmek / bazı senler çok sevmek. melankolinin dibine çizilen diagonal evren; o dokunuşlar.. korkulardaki minimal ayrıntılara tüneyen gri baykuşlar. biliyoruz ki zaman, tüm ayrılıkları ve yaraları kapayacak. sahne tasarımı, dekor, cast tamam; şimdi bizim için perdeyi mutluluk aralayacak. bazı filmler, içmek ve bazı mısırlar elde patlayacak. ve elbette bunları çabucak geçelim çünkü seans kaçacak. bileklerinin matinesinden, ellerinin suaresine geçeceğim. bazı yerde pause'a basıp, seni gözlerinden öpeceğim. sesini kısacağım dünyanın kapayarak pencereyi, bir sardunya eker gibi sokulacağım toprağına. öyle özenli, öyle sessiz. yüzümde yüz kas az çalışacak çok gülümseyeceğim. ben boynunda konaklayacağım utanıp ay kaçacak. nasıl olur da bir şarkı başlayıp öylece bitecek. uykuna eklenen meleklere bırakacağım seni ve bir tren aniden çoğalıp o sıra yanımda bitecek. hani bir sardunyanın çiçeklenmesi diyorum.. hani bir gülün olmamaklığı bir çölde. çünkü uyurken seni izlemek artık bir bela, artık bir suç. fakat 'dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç'. bazı geceler güzel, bazı geceler gözlerin.. bazı geceler siyah-beyaz film, bazı geceler yalnızca nefesin. ve evet bazı filmler içmek - bazı filmler varlığına şahadet etmektir. senin kıblende senin ibadetinde senle olmaktır bazı filmler. bazı filmler sadece söyleyebilmektir. 'her öpücüğü saklıdır'. bazı sözler edilmelidir, bu kadarı bazı sözlerin hakkıdır. bak.. tekilalı bir bira gibi işte bazı filmler, zordur seçmek.. bazı filmler bensiz, bazı filmler hep içmek.

bazı günler, sevmek.. narkolepsinin plâstik evreninde. kelimelerin altını çizdiren bir yangın. bazı günler, çok sevmek. çok özlemek. beklerken beklemenin netamelerinden huzur bulmak. bazı gözler, çok bakmak. çok mırıldanmak bazı dudaklar. bazı anatomiler, çok bahsetmek.. bazı gecelerin bazı sabahlarında: düşmek, içmek ve sevmek. bir karahindibanın tüylerini toplamak dağıldığı yerlerden.. kollarına bırakarak uyuklayan güneş'i, sadece senin için uzaklara bakmak. (mastarlar 'aşk kafiye'.)

4 yorum:

onur dedi ki...

tamamlandım amına koyayım.

Müslüm Gürseks dedi ki...

\m/

lobelia dedi ki...

oldukça iyi biri.

Fatih dedi ki...

üstteki ilk iki yorumu yapan arkadaşları ayıplıyorum. burası belli bi' entellektüeliteyi omuzlarına yüklemiş bi' blog sayfası. kendinize gelin!!!