Perşembe, Şubat 19, 2009

"bazı cümlelerin altını çizmek istedim"


'Bu dünyanın belirleyici özelliği geçiciliğidir. Bu bakımdan yüzyılların bir ânlık zamandan üstünlüğü yoktur. Dolayısıyla geçiciliğin sürekliliği hiç avuntu vermez; yeni yaşamın yıkıntıların arasından filizlenmesi gerçeği, yaşamdaki direnişten çok ölümün direnişini kanıtlar. Dünyaya karşı savaşmayı isteseydim, onun belirleyici özelliğine, yani geçiciliğine karşı savaşmam gerekirdi. Bunu bu yaşamda yapabilir miyim, hem de ümit ederek ya da inançla değil ama gerçekten.'

-- Franz Kafka, Defterler


'ABD Anayasası'nı yapan insanlar, "her toplumun temel yasasının lex majoris partis (çoğunluğun yasası)" olduğunu düşünüyorlardı, ama aklın yargılarının yerine çoğunluğun yargılarını geçirmekten de kesinlikle kaçınıyorlardı.'

-- Max Horkheimer, The Eclipse of Reason

'Otorite sahibi bir insanın, aslında yapmayı çok isteyeceği hâlde, ona bağlı özneye vaat ettiği iyi bir işi yapamayacak olduğu zaman içine düştüğü utanç verici durumu düşünün - böyle zor bir durumda, tam iktidarının görünümünü kurtarmanın tek yolu aslında onu yapmak istememiş gibi yapmasıdır - ya özne bunu hak etmediği için, ya da kendisi göründüğü kadar iyi olmadığı, kötü bir yanı da olduğu için. "Kötü" görünmek böylece birinin tam iktidarının görünümünü kurtarmaya yönelik umutsuz bir stratejiyi gizleyebilir - aynı şey Tanrı için de geçerli değil mi ?'

-- Slavoj Zizek, Paralaks

'Bilgimizin veya düşüncemizin içinde, artık bu varlığın (kültür) anısını bize hatırlatacak hiçbir şey yoktur. Herhalde edebiyatın dışında hiçbir şey yoktur; üstelik o da bu işi, doğrudan değil de, imalı ve diagonal bir şekilde yapmaktadır.'

-- Michel Foucault, Les Mots et les Choses

'Tanrı, uzayın tüm sonsuzluğu içinde her yerdedir; yaratıklarının bağımlılığının üzerine yükselip yüce Varlık olarak Tanrı ile birleşebilen doğa (varlık), her nerede ise, Tanrı da bütün o noktalarda eşit biçimde hazır ve nâzırdır. Tüm evrene Onun enerjisi sinmiştir; ama sadece kendisini ölümlü yaratıktan sıyırabilenler, en büyük mutluluğun kusursuzluğun bu ilk kaynağında aranacağını sezecek kadar soylu olanlar, evet sadece onlar, kendilerini bu gerçek çekim noktasına evrendeki her şeyden daha yakın bulacaklardır.'

-- Immanuel Kant, Evrensel Doğa Tarihi ve Gökler Kuramı

'Aramızda, bize neredeyse ölümü sevdirecek o rüyasız gecelerden, ya da dehşet ve ucube sevinçlerle dolu bir geceden sonra tan yeri ağarmadan önce uyanmayan pek az kişi vardır. Böyle gecelerde beynin bölmelerine öyle hayaletler dolar ki, bu hayaletler gerçekliğin kendisinden bile daha korkutucudurlar, bütün ucubelerde gizli olan yaşamgücüyle dopdoludurlar.'

-- Oscar Wilde, The Portrait of Dorian Gray

've bunları elbette çabucak geçelim sevgilim'

-- Cahit Zarifoğlu, Ağartı

Hiç yorum yok: