Pazartesi, Ocak 12, 2009

Bela..

Sakarlık mıdır lanet midir nedir anlamadım ama biradan sonra erimiş tereyağını da klavyeye döktüm, evet. Dişlerimden birinin dibi eşelenmiş, uzun vadede bu bana "anne bıktım her şeyin beni bulmasından" gibi kelâmlar ettireceğe benziyor. Karnımın sağ kısmında yağ bezesi gibi bir şey var, şom ağızlı bir arkadaşım dedi yağ bezesi diye, bu insanlar tıp okumalıydı ya, neyse.. Acıtmıyor ama dokununca sızlıyor; "çok eğilmekten sıkışma olmuştur, e göbek de var" diyerek üfürükçülüğünü kanıtlayan arkadaşım, kendi bacağında da bundan olduğunu ve bir şey olmayacağını söyledi. Umut resmen oyalamaca.

Sonra tez yazacağım yarın, perşembe günü son 2 sınavı da halledip -kör topal- İstanbul'a geleceğim ve doktora gideceğim. Hayatta en nefret ettiğim yerler arasında eczane, hastane, dişçi koltuğu, hasta yatağı var. Eeh yeter be.

1 yorum:

ddarko dedi ki...

Hastanelerin koridorlarında -tarif edemeyeceğim- böyle acayip bir koku olur ya, ne zaman duysam zemin ayaklarımın altından kayar gibi olur yemin ederim.

Hastane lafını duymak bile kalp atışlarımı hızlandırıyor. Köprücük kemiğim kırılmıştı bir kere. Babam bağırıp çağırmasaydı götüremezdiler beni hastaneye. O derece nefret ediyorum abi.