Çarşamba, Kasım 12, 2008

Boşluğa Gerilmek..

"In positions tormenting my soul"

Al bunu dinle, üzerime gelme. Kaç birada hatırındaydım, kaç şarkıda ya da kaç şiirin kaç dizesinde düştüm zihnine? Al dinle ve üzerime gelme. Gelme be, yeter, bıktım. Gölgem olma diye yürümeyeceğim bile artık neredeyse, bıktım kavgalardan ve senden ve benden ve her şeyden. Her şeyin içinde sen de varsın diye bıktım çünkü. Sen olmasan bıkmazdım, sen olmasan ben içkimi içer giderdim. Gelip sol mememde sigara söndürme, al bunu dinle ve git. Git ulan artık.

"Stripping us of all shame we possess"

Al bunu oku, üzerime gelme. Bu kaçıncı aşk illüzyonun? Bu senin kaçıncı "aşık mıyım?" yanılgın? Bu senin kaçıncı limanın, hangi yalnızlığının neredeki ve nasıl pansumanı? Acaba'ların Petronas Kuleleri'ne rakip olmaktaki sarhoş, sana diyorum: Bu senin kaçıncı iyi akşam'ın?

"So turn in your grave
Hold back the incoming rain"

Al bunu izle, üzerime gelme. Ben yalancıyım, ben unutkanım, ben sorumsuzum, ben düşüncesizim. Okuma yazmam yok ve aslında bir büyükbaş çeşidiyim. Kaba, de; davar, de. Bende öldün, dön mezarında ters: Düşeş! Aa, pardon.. çok başka bir ayrıntı duyarlığıydı absinthe konuşulan çayır çimen.. bir zaman oturmuş muyduk bir kaldırım? İçimdeki insan, maymuna doğru koştu. Pantolonumu tepkisizlikle amerikanlaştırıp, bütün sarı çiçekleri kopartmış mıydım yoksa? Hahah, haklısın herkes kadar ben de duygusalım ve fakat biliyorsun boğmuyor boğma rakı; dayanıklılığım eski bir Aztek miti.

"I was free all the time, I confess!"

Özür dileyen bir özürlü gördün mü sen hiç? Pardon. Al beni, üzerime gelme.

Hiç yorum yok: