Pazartesi, Ekim 13, 2008

Salka..

..sonra bildiğim sulara gitmek için bir yol, bir haritasızlık, bir çift kulak lazım oluyor bana. Sol elimin yüzük parmağı boş; iz var sadece. Poe okuyor benim umursamazlığım. Kötü sigaralara, kötü evlere, kötü alkollere ve kötü'ye karşı direncim azalıyor. Kâğıt oyunları, tırnakiçlerim, her yanımı ısıran sinekler.. kişiselliğim. Kendi protestomu yalanlıyorum. İsviçre çakısıyla çizip tahta göğün bana ayrılmış kısmını, bütün yalanlarımı aklıyorum. İnsanın kendi ile karşılaşması ne ağır, insanın kendisi ile karşılaşması ne sert bir darbe.. Özdeksel her detaydan sıyrılıp, her tanrı'yı karaladığım bir mavi-yeşil enlemde buluyorum saçlarımı. Kendime, kendimi anlattığım -izm'lerden azade bir rüyetin tek oyuncusuyum: benim filmim ve yalnızlığımdan sorumsuzum. Muğla'da bir parça alkollü, bir nebze sağlıksız, biraz patavatsız ve hodbinim. Tüm sevdiklerimi üzmek istiyorum. Tüm sevdiklerim benden nefret etsin istendiriliyorduğum. Gece hiç anlamıyor taklitçiliğimden ve taklitçiyken fena halde aymaz olabiliyor insan. Biraz ondan, birçok bundan diyerek olmuyor. Okunası yazmıyorum ve okunmak gibi bir dertle de yazamıyorum. Yazamıyorum çünkü Kro-Magnon hissediyorum her okuduğumda Baudelaire'i. Tüm hayatların içinde kendi hayatını bulmaya çalışıyor insan.. insan, hep, biraz, sanki..

..sonra unuttuğum uçurtmalara doğru sardunyalar görüyorum. Dağ kokusu, kekik ve tilkiye benzettiğim o köpek. Tasmalı, tasasız, tansık gibi. Cılkım; yönsüzlüğüme yorum istemiyorum. Hele niyet yargılamaları yok mu o paçavra şablonlamalar.. yok mu o pazu şişinmeleri ile züppeleşmeler; onlar beni kendime sıkıyor. Onlar beni topluma kusuyor. Uzandığım hamak, düğümlerini çözüyor. Sendelemeden düşerken ben tek celsede düşüyor içimdeki dava da. Bir dörtlük;


kaldırıyor ayağa beni. Seksek oynuyoruz kuşlar yüzme bilmiyorlar pek. Ufka pembe çok yakışıyor ve tüm karıncaları annemsiyorum. Rüzgâr dışarıda, ben içeride, herkes dışarıda, ben içeride, her şey dışarıda, ben içeride..

..sonra özlediğim yüzlere gülebilmek için bir parça kas çalışıyor yüzüm. Body-building, kalp kaslarında işe yaramıyor. Bir öğle vaktini, bir öğle vakti düşünüyorum Canseviyor benim Edib'im.

..sonra, Salka.

2 yorum:

Serkül'ün En Yakın Arkadaşı dedi ki...

Amina koyim nasil da belli oluyor Mugla'ya dondugun. Bundan sonra seninle ilgili haberleri aslinda 15 gun sonra almis gibi yaparak akillari alacagim. Olm dur lan iyi gidiyor yorum he, yaziyla tamamen alakasiz falan ama olsun, icime sinmeye basladi. Sonra seyi aldim Orkun'dan; Constantine. Hellblazer'daki ilk 9 bolum var. sjkdlfksdl, en son Papa Midnite's'a arka kapidan girip zenciyi dovuyordu Constantine, 33. sayfa.

...sonra, Sigurrrosbu cocugu. Pilpil.

Müslüm Gürseks dedi ki...

sen öyle diyorsun da, muğla sana yarıyor kenks? "yorum yapan karılar" bir de, beni geriyorlar :\