Perşembe, Mayıs 15, 2008

Laudanum..

Ah esas sebebi yine mechul, Mayis kotu etti beni. Sanirim hep edecek, sorun degil artik, alisiyorum.
Keyly, Bau, Harem, Kent, Exit.. Bursa da bitti.
Cikis yaptim.

Mugla'nin karanlik antrelerinden birine sinmis pis bir kedi gibi olsaydim baska olurdu da, degil. Artik Jeff Buckley dinlemek ya da ondan soz acmak yok. Nazan Oncel, onceligim oldu da, "Artik ben, ben^cil olsam ya" diyen esas sesin 9 saatlik tinisiyla cigliklara bolunen su orospu stabilize yolun da, Efes Pilsen'in de tanri -varsa- cezasini versin.

Mayisti, kendimi hic bagislamadim. Olmadi.
Cok kotu bir gruptan cok guzel bir sarki dinledim. Iclendim.

Saclarim gibi uzuyor bu okul. Kiriklari var..

Siktirip gitsem.. bagislar misin?

3 yorum:

Rahmi Vidinlioğlu dedi ki...

Mayıs; her koşulda ürkek, ölüm her dakika davetkâr! Yürüdük bir Mayıs sabahı çirkin bir koku gibi sürülürken üzerlerimize, yollardan geçen insanların aşağılayıcı bakışları! Sarıldık birbirimize! Umuttuk, umuttan başka bir şey değildik! Sen belki unutturabilirdin kapımda bekleyen intiharı ve ben unutturabilirdim belki sana yaşadığın büyük acıları! Ama olmadı işte! Biliyorsun... Mayıs'tı!

Rahmi Vidinlioğlu dedi ki...

Sevgili Fırat Aydın, yukarıdaki cümleleri hatırlamama sebebiyet verdi bana yazdıklarınız...

Wereyda dedi ki...

Mayıs böyle işte, kanlı masal kabilinden..