Cumartesi, Şubat 16, 2008

Wereyda vs. Haavi


Haavi ile anlaşamadığımız onlarca konu var. Bugünden itibaren blogsal anlamda bir revizyona gideyim de insan gibi yazayım şuraya dediğim için ondan başlamak istedim.. Ha-ha; hoş tesadüf.
Haavi'nin manyaklar gibi sevdiğim şeylere saygı duymaması ve bunlarla dalga geçmesi zaman zaman çok komik, zaman zamansa çok gergin anlar yaşamamıza neden oluyor.. Benim değer verdiğim, üzerine eğildiğim ne varsa dalgasını geçiyor ve gevrek gevrek gülüyor kendisi.
Mesela ben Dirk Nowitzki'ye hayranımdır.. Onun deyimiyle ağlak şarkılar dinlerim.. Onun deyimiyle sentetik bir naifliğim vardır.. Onun deyimiyle alkole, sözlüklere, sigaraya ve kadınlara manyaklık derecesinde bağlıyımdır.. Onun deyimiyle, onun deyimiyle, onun deyimiyle bla bla bla..

En son bu öğlen "Nick Cave vs Tom Waits" gerginliği yaşadık kendisiyle. E tabi ben Tom'cuyum. Jim Beam, Bukowski, Kadınlar, Bohem, Serserilik benim etiketlerim ya, hah, o da Nick'çi oldu hemen; başladık pis pis konuşmaya.
Bi' kere Nick Cave samimiyetsiz arkadaş.. Adam Umut Sarıkaya tarafından bile defalarca alaya alındı, rahatsız edici bir ses, nodüllü gırtlak.. Bi'de grubunun şu takısı yok mu "The Bad Seeds", deliriyorum. Ne yazdığı kitabı okurum (Ve Eşek Meleği Gördü), ne de şarkılarını dinlerim öyle çılgınlar gibi. Hang Down Your Head ile kıyaslanabilecek bir şarkısı mı var Nick Cave'in? Oyunculukta Tom Waits kadar başarılı ve içten mi? Onun şarkıları için kaç kez methiye düzüldü? Kaç kez herhangi bir yerde "Nick Cave'e hastayım" diyen biriyle karşılaştın Haavi Bey? (Germe beni, ahah.)

Şimdi kendisinin bu yazıya vereceği cevaba kitlendim. Onun deyimiyle "ağlak" müzik yapan The Clientele ile gidiyorum. Sonra gene gerileceğim.

1 yorum:

uyumsuzpenguen dedi ki...

nick cave vs. tom waits bir yana
cohen ikisini de döver (: