Çarşamba, Aralık 12, 2007

Eski Bir Dostun Ölümü..

 
Çok daha başka biriyle rastlaşmak istemekle uğrayacağı kayıp, onun gözlerini, büyük bir yaş farkının ayırdığı, ama sempatinin yeniden birleştirdiği insanlar arasında yaşanabilecek şeylere doğru belki de ilk kez açtırdı. Ölen insanın kendisiyle çoğu şeye, birini ilgilendiren en önemli şeylere pek değinemediği bir dostunu bırakıyordu geride. Ama onunla konuşmak, aynı yaşta başka biriyle yaşayamayacağınız tazelik ve barışla doluydu. Ancak bunun iki nedeni vardı. Birincisi, ikisinin de kuşaklar arasındaki uçurumdan öteye birbirlerini belli belirsiz doğrulayışlarında, kendi gibileri arasında olduğundan daha bir inanma özlemi ya da inandırma sevgisi vardı. Ama sonraları daha genç olanı, yaşlısı onu bırakıp gittiğinde, kendisi yaşlanıncaya kadar tamamen kaybolan şeyi buldu, ikili sohbeti, o her hesap ve her yüzeysel saygıdan uzak konuşmaları. Çünkü hiçbirinin ötekinden bir şey beklediği, kimsenin ötekisinin duygularını dürttüğü yoktu, işte o ender duygudan başka: İyiliğini katıksızca istemek.

Hiç yorum yok: