Pazar, Ekim 28, 2007

Dövdüğüm Meleklere..

-Apartman boşluğunda bulunsa ya cesedim, ölsem ya..-

Kola doldur, kahve iç. Yüzünü yıkadıktan sonra siyah noktaları gideren mavi bir solüsyonla üzerinden geç onun ve tertemiz olduğuna dair şüphen kalmasın. Aynaya bak, sana seni göstermeyen aynaya; kulak temizleme çubuğuyla hayali şekiller çiz sonra ona, onda fraktal bir hayat bul, onu sahiplen, sev onu. Orospu gökyüzüne bakarken sigaranın dumanını savurduğun boşlukla anlamlan, hey bana bak lan, sen olmadığın ânları düşünüyorsun şimdi değil mi; o ânların senden çaldıklarına bakıp içleniyor ve şiirlerle şarkılarla avutmaya çalışıyorsun kendini.. Anladığını sandıklarını unut, anladığını sandıklarının senin hapsettiği sandıktan çık ve bütün gücünle, tüm enerjinle, olanca sevincnle haykır: Affedin beni!, diye.

Hatalısın: Ruhuna döşenmiş mayınlara bastın!
Yaralısın: Her şiardan bir mana çaldın!

-Melekler öldürüldü biliyor musun.. peki meleklerden mi bahsetmek istiyorsun? Bir şarkın var mı mesela onlara?
- Evet.
Dişi mi erkek mi oldukları bilinemeyen, neye incindikleri neye kırıldıkları; niye kırıldıkları, nasıl göründükleri, ne yiyip ne içtikleri, aşık olup olmadıkları, aşık olunabilir olup olmadıkları tamamen hayal dünyasına bağımlı olarak değişen ve ilerleyen ve hastalıklı bir bağlanmayı, ardından da sütliman bir lerze içinde sabaha karşı yatağın kenarında uyanıldığında içe dolan sevgi molekülü bakışımsızlığında sonsuz güzellikleriyle ıtır ıtır gülümseyen billur bir mahzeni andıran gözlerinin katmerli boşluklarında gizli soylu glansları ile hayranlık uyandıran mitik kahramanlar olarak betimlediğim şeyler onlar benim... zor şeyler. Melekler, avuçlarından bir güvercin salarak kaçak yaşama yergisine katkıda bulunan müflis kişiliklerin ödünç yaşamlarından bistüri darbeleri ile alınmış kesitler olabilirler mi acaba? Melekler, gece üzerimize sinen battaniye sıcaklığında nefesleriyle ney üfleyen esmer düşler; kıymeti bilinmemiş bir elmasın çocukluğunda kömür olduğunun farkına varmasıyla yaşadığı hayal kırıklığını kendi kanatlarına gizlemiş öykümsü sevecenler olabilirler mi acaba? Melekler, dudaklarından kan damlayan hayatların profil verdiği bir fotoğrafta deklanşöre değen el; tanrı'nın üvey çocukları; gözlerinden güneş sıçrayan esrik sevgililerin bayat öpüşmelerindeki o ani korku; başlayan bir yıl için değil de biten bir yıl için kartpostal yollayan uzak bir arkadaş olabilirler mi acaba? Melekler, aşık olabilirler mi? Bir meleğe aşık olunabilir mi mavi mavi? Bir melek gaspedilebilir mi? Melekler, kaybolabilir mi? Melekler, şeytanın kız kardeşleri midirler? Melekler, öldürülmüş sevgiler midirler? Melekler, ihanet objesi, hasret motifi, billur aksan söylenmiş bir yaz türküsü... olabilirler mi acaba? Melekler, bizi severler mi doyasıya? Melekleri sevebilir miyiz? Bir meleğe aşık olmak için kaç şeytan öldürmek gerekir? Bir meleğin gözyaşları, balıkların susuştuğu akşamlar mıdır? Meleklerin saçları mıdır şu suda dağılan kırmızı duman; kargacık burgacık uyanmak değil mi şu melekrin düş yaşamı... Melekler, hayal olabilirler mi acaba? Ben bir meleğe aşık oldum. Sevdim onu. Çok. Seviyorum. Seveceğim. Meleklerle kafayı yedim. Meleklerle hıçkırdım. Meleklerle kırdım kıçı. Meleklerle hapsoldum saadetin dingin göğüskafesine. Kalbim dayanmakta geceleri parmaklıklarına. içimdeki şeyi bırakamıyorum. Ben bir meleğe aşık oldum. Sevdim onu. Çok. Seviyorum. Seveceğim. Meleklerle doğmuşum meğer. Melekler söylemişler bana ninni. Onlar bana süt vermiş. Kalbim oda servisinden muzdarip, dördünden de.. İçimde bir posta kutusu: içinde şikayet mektupları. Ben bir meleğe aşık oldum. Sevdim onu. çok. seviyorum. seveceğim. Meleklerle ölmüşüm ben zaten. tahta kuşlar uçuşmuş mezarımın üstünde. Melekler dua etmiş bana. kalbimde bir lir. çalmakta hala.
Ölsem ya..

3 yorum:

Sidikli Kontes dedi ki...

Bütün melekler ölü doğar aslında.. Beyazlığında göğün, olmayan yaşamlarına ağlarlar.. Zarif parmakları lire tutunur.. Kötü değiliz ki, sadece biraz çocuğuz.. Biraz şapşalız.. Gerisi balık ekmek, tuzlu fıstık, deniz kenarı içiltisi..

hayat.. dedi ki...

kıkırdagım kırılmış! yere düşmüş öğütlerim, semirdi domuzlar kanımı. sanırım insan olmaktan çıkıyorum. merkeze in de bi bira içelim.

Aylak Kedi dedi ki...

bu yazıyı okumuştur biri, kesin.