Çarşamba, Ağustos 22, 2007

Sukkubus..

ben jiletin öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler ..


O nasıl bir hale
Bana cimri, başkalarına bonkör bedeninde;
Bir acı votka tadı yakalıyorum dilenen bakışlarında
'Suçsuzum' diyorsun.. 'Tarzım bu' diyorsun
Aç bir kurt gibi iniyor gökyüzüne hüzün
Kirpikler alnına deyiyor
Ben de deyiyorum alnına cevapsız sorularımla
Uykum geldi diyorum
Seni sevmekten uykum geldi
Jilete abanıyorum
Korkuya abanıyorum
Tek arkadaşım yok öbür tarafta çünkü! *

Tommaso Antonio Vitali ve elbette G Minör Chaconne. Hiç uykum yok; annemin bavuluma sıkıştırdığı bir paket sigara ile sabahı kucaklıyorum. Vibratolara, o kıvrılan ellere ağlayasım olduğunda sıkıyorum yumruğumu. Kalbim; maddenin katı, sıvı, gaz, kolloidal ve plazma hallerinin bir bileşkesi gibi. Ama aptal değilim bu gece. Yarasalaşan gözeneklerimle duyarlı ve sahiciyim: çeçe sineklerinin kalitesiz ömürlerine kaliteli ayrılıklar yazma uğraşında değilim artık geceleri. Sadece kendime yazıyorum. Egom Olmadan Asla. Beni sevenleri kaybetmeye başladığım yaştayım anne! Üzerinden henüz yeni kalkılmış belediye otobüsü koltuklarının garip bir hüznü vardır biliyor musun, daha önce ona kimler oturdu, bi' düşün. Ya şehirlerarası otobüsler. Okunan kitaplar, okunan dualar, okunan belalar. Bir şehirden diğerine giden otobüsler, bir şehirden diğerine gidemeyenleri taşırlar sakın unutma anne! Asla gitmedim, gidemedim ve bu yüzden de asla dönmüş sayılmıyorum. Adamdan sayılmıyorum.

Anladım: Sevmezsin.
Anladım: Cephanen bitti.
Anladım: Suyun kurudu. Köpek!

Tommaso Antonio Vitali ve hâlâ G Minor Chaconne. Ne sandın? "Ben senin gibi bir şarkıyı tek dinleyişte fırlatıp atmam, özümserim onu" diyen bir insanla gelecekte aynı evde kalma planımız var. Planlarım var ve buna inanamaz kimse: emprovize oliver öldü çünkü! Sen bana bir kahve daha yap anne! Sonra da mümkünse yat.. Eski edebiyat dergilerinin kırışmış sayfalarına gizli gizli içtiğim sigaraların küllerini sakladığımı bilme! Beni sakın anlama anne, olur mu.. Anladıkça kaybediyoruz çünkü birbirimizi. Herkes birbirini tanıyarak öldürüyor; yakınlaşarak soğutuyor, severek öldürüyor. Uyuşturucu kullanacağımdan korktuğunu bu kadar belli etme hem, hey, bana hiç mi güvenin yok? Mesela asla prezervatifsiz seks yapmadım. Asla yüksek dozda Radiohead almadım. Mezarlara hiç işemedim. Teravih namazlarına sadece birkaç kez cenabet olarak iştirak ettim. Karnemde sadece bir kez 4 vardı ve ortaokuldaydım. Bunu neden hâlâ hatırlıyorsun anne.. he? Beni bıraktığın dünyanın tam çekirdeğinden, cehenneminden sana hesap soruyorum şimdi: Neden ben, beni öldüresiye seven bir hüzünle büyüdüm..? Gözlerini kaçırman faydasız. Beni kaçır anne.. beni! Bir cin-cenin olarak kaçır beni, kokla, sarıl, öp. Sonra da doğur. Cemal Süreya öldü biliyor musun.. Hey, sen bana bir kahve daha yap en iyisi anne.

. . .büyük bir buz kalıbı içinde
sonsuz uykusunda köpek yüreğim!
arkama bakmadan öleceğim.

Tommaso Antonio Vitali ve sonsuza dek G Minor Chaconne. Uyutuyor beni bu kahvelerin anne.
..ben intiharın öteki yanına yatıyorum sana iyi geceler ..

Hiç yorum yok: