Cuma, Haziran 29, 2007

Veda..


O güzel insanlar o güzel atlara binip gittiler..

Wendy..

- Saplı süpürgeye at kafası takmak istiyorum.. Burnumda çikolatadan palyaço burnu ve eteğimin altında şişme paçalı don olsun istiyorum..
Cap?

Perşembe, Haziran 28, 2007

Evet Evet..

Tanrı aşkı yarattığında çoğu insana yaramadı
Tanrı köpekleri yarattığında köpeklere yaramadı
Tanrı bitkileri yarattığında eh işte idare ederdi
Tanrı nefreti yarattığında standart bir hizmete kavuştuk
Tanrı beni yarattığında beni yaratmış oldu
Tanrı maymunu yarattığında uyuyordu
Zürafayı yarattığında sarhoştu
Uyuşturucuları yarattığında kafası kıyaktı
Ve intiharı yarattığında bunalımdaydı

Senin yatakta uzanmış halini yarattığında
Ne yaptığını biliyordu
Sarhoştu ve kafası kıyaktı
Ve sonra dağları ve denizleri ve ateşi
Aynı anda yarattı

Bazı hataları oldu
Ama senin yatakta uzanmış halini yarattığında
Tüm kutsal evrenin üzerine boşaldı..

All The World Is Green..

“pretend that you owe me nothing”

Ay olmasın, yıldız olmasın.. Nasıl denir; ölesiye sarhoş olayım ve uyandığımda öldürdüklerim kadar tokat atsınlar bana. Küfretsinler, apışaramı tekmelesinler. Sonra biri sigara uzatsın ve "Siktir et!" desin. Anlayamayacak kadar baş ağrısı çekeyim. Boğazımda bir parça ölü viski. Ölü duman. Ölü zaman. Sesinizi kesin!

Salı, Haziran 26, 2007

M^J^K..

Onursuz bir yaşamın ne denli kof olabileceğini düşünüyorum bazen.. Evet yapıyorum bunu ve sonra da daha rafine biri olabilmek için, denizleri daha da çoğaltabilmek ve parkaları hafızalarda hep diri bırakabilmek için, sigaranın dumanına sarılmış bir parrhesia kuvvetini salık veriyorum.
GuGuLi.

Pazartesi, Haziran 25, 2007

Kedi..

Feci bir baş ağrısı sonrası kendimi yatağa bıraktım ve ilaç almamayı bir şartlı reflekse dönüştürmüş olduğum için birkaç kez küfrettim kendime. Sonra bir manzara bekledim şakaklarımı geri getirecek: Yağmur damlaları kukuletalarını giyip önümde el pençe divan bekleyeyazdılar.. Yaz'dı, yazdım ve geçti. Başımın ağrısı. Yaz.
İki kedi olabilmek aynı şemsiyenin altında.. Esrimiş bir yeşil yaprak gibi düşer ya sonra patilerinin dibine. Islak taş. Kuyruk.
Uzaklara bakma mütehassısı bir hüzün aydınlığında, bıyıklarımı kes makas eller'inle ey ölüm!

Pazar, Haziran 24, 2007

Artemisia..

Ve üçüncü melek boruyu çaldı.. Gökte meşale misali bir yıldız, insanları oluşturacak suların üzerine yağdı:
Acı!

Cuma, Haziran 01, 2007

Hiçbir kuş birbirine adres sormaz..


Ölen kuşlar şiir olur / Kuş öldürenler şair olur
diyor küçük İskender..
Gökyüzünün noktalama işaretleri onlar,
bulutlar kuşları da öldürmesin efendiler!
Nerden anımsadım bilinmez; Yağmur adında bir muhabbetkuşum var: 9 yaşında. Arada yemini, suyunu, muhabbetini az veriyorsun inciniyor, zaten uçmayı da unuttu; hapsettiğimiz kafeste yaşam savaşı veriyor. Kafka da incelikli, "Kafesin biri kuş aramaya çıktı" diyor, babam atyarışı bültenlerinin berisinden dünyaya bakarken annem bulaşık yıkıyor.
Bütün kuşlar bir gün giderler diğ'mi.. Gitmesinler. O kadar.