Çarşamba, Mayıs 02, 2007

Flaneur..

"Serseri Bilge" diye çevirirsem hiç de fena olmaz aslında.. Ben.
Arthur Rimbaud dersem, Charles Baudelaire dersem cuk oturur meselâ. Kalabalıklarda bile yalnızlıklarının golden shot'ını yaşayan, gezdikçe öğrenen ve de öğreten; hayat denen oyunun spontan iştirakçileri olarak dağınık saçlarıyla yolları aşındıran o ruh elçilerinden bahsetmek istiyorum aslında..
Turist Ömer'den, Jack Kerouac'dan..
- İçimizdeki serserinin sigarasını yakamadık !

Hiç yorum yok: